Ana Sayfa
  Şiirler
  Fıkralar
  Oyunlar
  OkeY!!
  Videolarim
  Televizyon
  SözLerr..!
  Seni Sevdigim İçin Özür Dilerim
  Sen..!
  aŞk Duası
  Söz Veriyorum !
  Sagopa KaJMer Sözleri ve aNlamları
  Türk YaLanLarı ;)
  % 100 Gerçek Komedi aNonsLar
  DuvaR YaZıLaRı
  Sınavlarda Verilen Çok Komik Cvplar
  MütHiş eSPiriLer
  Manyaq CvpLar
  Şeytanın Söyleyipde Bizm Duymadıklarımız
  Türkün 42 Çeşit Hastalıgı
  Chat
  Yorumlar
  Ziyaretçi defteri
  İletişim
  Windows Live Messenger
  PhotoShop (onLine)
Fıkralar
 

KADEŞ SAVAŞI

Tarih dersinde öğretmen birini tahtaya kaldırmış ve sormuş “Oğlum kadeş savaşını kim yaptı?”

Çocuk yanıtlamış; “ Hocam valla billahi ben yapmadım.” Hoca sinirle dışarıya çıkmış matematik öğretmenini görmüş ve durumu anlatmış “ Hoca hanım bu öğrenciler beni çıldırtacak kadeş savaşını kim yaptı diye soruyorum, vallahi billahi ben yapmadım diye yanıt veriyorlar, çıldıracağım…” “Hocam üzülmeyin çocuktur bunlar, hem yaparlar hem de yapmadım derler…” Tarihçinin sinirleri tepesine çıkmış ve soluğu müdür beyi odasında almış ”Müdür bey bu nasıl bir okul, ne öğrencisinde hayır var nede öğretmeninde Öğrenciye kadeş savaşını kim yaptı diye soruyorum, ben yapmadım diyor, öğretmene anlatıyorum bunlar çocuktur hem yaparla sonrada yapmadım derler diyor. Müdür; “Siz hiç kendinizi üzmeyin hocam bunda merak edilecek bir şey yok, şimdi bakanlığa bir yazı yazarım kadeş savaşını kimin yaptığını sorarız…”

Tarih öğretmeni aldığı yanıt ile oracığa yığılıp kalmış ve müdürden bir hafta izin almış. Bir hafta sonra bakanlıktan bir yazı :” Bu yıl ödenek olmadığı için Kadeş antlaşması yapılmayacaktır. Bilginize…”

GERİ VİTES

Temel ve arkadaşı araç kiralama şirketine giderler, bir Mercedes kiralarlar ve yola koyulurlar giderken arabanın motoru patlar, bunun üzerine hemen araba kiralama şirketine geri dönerler :”Ya böyle böyle, arabanın motoru iyi değilmiş, falan… filan…”derler. Hemen yeni araba verirler ve gene aynısı olur, araba kiralama şirketinin sahibi şaşırmıştır ve derki “ Yahu Temel sen bu arabayı nasıl kullanıyorsun da böyle oluyor” Temel de cevap verir: “ Arabaya biniyorum birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci vites derken hacet orda birde “R” var.


Temel ve cemal paraşütle atlıyorlar sonuna doğru paraşütlerini açmaya karar veriyorlar. 660 metrede ibreye bakıyor temel açalım mı diyor cemal, daha çok var diyor temel yine ibreye bakıyor 500m, 400m, 300m, 90, 70, 60, 50, 40, 30… temel, açmayalım geldik zaten.



İNGİLİZCE ÇAY

Temel İngiltere’de oteldeymiş. Oda servisini açıp:”TU Tİ TU TU TU TU.”demiş. Oteldeki telaşa kapılmış bu mesajı çözmek için. Oraya buraya haber salmış… Sonunda konsolluktan bir çevirmen bulmuşlar ve Temel’in ne dediği anlaşılmış :”2 çay 222’ye”

ZEYBEK

Bölgele arası folklor yarışması düzenlenmiş. Finale, Karadeniz horon ekibiyle Ege zeybek ekipleri kalmış. Ve yarışmayı, zeybekler kazanmış. Karadenizliler duruma çok bozulmuş. Temel yenilginin nedenini açıklarken “Biz çok acele ettik” demiş: “Keşke biz de zeybekle gibi düşüne düşüne oynasaydık”…

TATBİKAT

Temel ve dursun hava tatbikatı yapıyorlar… daha sonra uçaktan atlıyorlar herkesin paraşütü açılıyor sadece temelin açılmıyor. Temel hızla düşerken dursuna  “Ya dursun benim paraşüt açılmadı ne yapacağım? ,der. Dursun da yanıt verir: Bir şey olmaz uşağım nasıl olsa tatbikat yapıyoruz

YEŞİLER

Temel seyahat için Amerika’ya gitmiş. Bir otobüs yolculuğunda zenciler ve beyazlar arasında önde ve arkada oturmak konusunda kavga çıkmış. Bir süre takip eden temel dayanamayıp olaya müdahale etmiş ve “Neden tartışıyorsunuz ki. Hepinizde insansınız beraber otursanız ne olur, farz edin hepiniz yeşilsiniz demiş. Herkes yerine oturmuş otobüs devam etmiş. Birkaç dakika sonra olay yine patlak vermiş ve zenciler ve beyazlar bir birine girmişler. Sonunda temel dayanamayıp bağırmış “Bıktım sizden artık açık yeşiller öne koyu yeşiller arkaya…”


AYI

Çok kalabalık bir belediye otobüsünde yolculuk eden temel’in ayağına iri yarı bir adam basar... Nasırı acıyan temel, adamın yanına yaklaşır ve sorar “Ula uşak, sen nerelisin?” Adam, temele bakar nereli olduğunu söyler sonra sorar “Niye sordun?” Temel “Hiç bu cins ayılar hangi memlekette yetişir diye merek etimde…”


KENDİNİ HAZIRLA

Ankara’da fakültede okuyan temel’in dersleri iyi gitmemektedir. Sınıfta kalacağını anlayınca anasına bir telgraf çeker “Sınıfta kalacağım. Babamı hazırlayınız” ertesi gün gelen telgrafta “Baban zaten hazır. Sen kendini hazırla…”

TATLI HAVUZ

İki deli havuzun başında oturuyorlarmış. Biri kalkıp havuza şeker atmış. Havuzdan bir yudum içmiş ve tükürmüş. Arkadaşına “Havuza şeker attım ama tatlı olmadı…” Arkadaşı ”Karıştırmadın ki salak…”

 

VASİYET

Yolculuktan dönen idris, kahvede oturanlara sordu:

-          Bizim temel nasıl öldü?

-          Kalpten gitti.

-          Vasiyeti filan var mıydı?

-          Var “Beni denize gömün”

-          Gömdünüz mü?

-           Gömdük amma, mezarını kazarken çok kayıp verdik…

DELİ

İki deli hastaneden kaçmaya karar verirler ve gece olunca plan yapıp kaçarlar ve ertesi gün hastaneye geri dönerler arkadaşları sorar ”Neden kaçıp geri geldiniz?” Deliler cevap verir “Bugün provasını yaptık Yarı kaçacağız…”

 

HASAN

İri yarı bir adam kahveye girmiş.

-Hasan kimdir?

-          Benim demiş adamın biri.

Adam bu adamı bir güzel döver yüzünü görünü kan içinde bırakmış. Sonrada çekip gitmiş. Adam gittikten sonra dayak yiyen adam başlamış gülme. Kahvedekiler şaşırmış ve hemen sormuşlar:

-          Ya o kadar dayak yedin, yüzün gözün kan için de. Ne diye durmuş gülüyorsun şimdi.

-          Benim adım Hasan değil Temel, nasıl kandırdım o eneyi adamı ama…


SU DERİN Mİ?

  

Temel, dere kenarında oturuyormuş. Oradan jeeple geçmekte olan bir adam suyun derin olup olmadığını sormuş. Temel:

-          Derin değildir geçebilirsin.

Adamda temele güvenerek suya jeeple girmiş. Jeep bir anda sulara gömülmüş. Kan ter içinde sudan çıkan adam Temel’in yakasına yapışmış:

-          Hani derin değildi ulan.

Temel:

-          Abi vallahi benim bir suçum yok, demin bir ördek sudan geçiyordu su beline geliyordu.

 

TEMELİ İNEĞİ

Temelin ineği hastalanmış. Komşusu Cemal’e gitmiş.

-          Ula ineğin hastalandığında ne vermiştin?

-          Tuz ruhu…

-          Eyi…

Temel ertesi gün koşa koşa geri dönmüş

-          Ula ineğim öldü…

O zaman benimkide ölmüştü…

 

SUDA KALMA YARIŞMASI

Temel, Dursun, Cemal suyun altında en çok kalma yarışması yapıyorlarmış. Dursun 15dk, Cemal 10dk durmuş çıkmışlar. 10 saat olmuş 20 saat olmuş Temel’in cesedi karaya vurmuş. Daha sonra Fadime’ye baş sağlığı dilemişler. Üzülme diye teselli vermek istemişler Fadime “Önemli değil yarışı kazandı ya önemli olan o” demiş…

 TEMELİ İCADI

Temel 1 sene çalışmış bir alet yapmış. Alet bir karış sopa ucunda da bir jilet be peynir. Bunu Ankara’ya götürmüş

 

tescil etmek için Demişler “Bu ne?” Temel anlatmış fare kapanı “Fare sopanın üstüne gelecek peyniri yerken boynu kesilecek” demiş. Herkes demiş ki “Kesmenin ola bilemesi için hareket lazım” ve Temel gitmiş 1 sene sonra gelmiş aynı alet ucunda peynir yok “Bu nasıl çalışır?” demişler. Temel, “Fare gelecek peyniri göremeyecek nerde benim peynirim diye kafasını sallarken boynu kesilecek” demiş.

 

MANALI BAKIŞ

Temel otobüse binmiş. Sormuşlar

      —  Ne yaptın bilet aldın mı?

      Biletçi sanki bilet almamışı gibi bana manalı manalı baktı.

      Peki, sen ne yatın?

      Ben de sanki bilet almışım gibi ona manalı manalı baktım.

 

 

KOLA MAKİNASI

 

 

Temel kola makinelerinin birinin karşısına geçmiş, jeton atıp kola alıyormuş jeton atıp kola alıyormuş. Yanına kendi halinde bir adam gelmiş ve

-          Ha Temel ne yapıyorsun da 

-          Karışma uşağım şansım yaver gidiyor.

 

TÜP GEÇİT

 

 

İstanbul’a tüp geçit yapılması için ihale açılmış Amerika, Japonya vs. hepsi teklif vermiş, 10 milyar, 20 milyar dolar… Bizim Temel ve İdris ise 10 bin dolar teklif etmiş. Komisyon gitmiş Trabzon’a Temel ve İdris’i görmeye… Demiş ki

-          İhaleyi size vereceğiz, anlatın bakalım projenizi?

Temel başlamış anlatmaya

-          Ben gideceğim Anadolu yakasına başlayacağım denizin altından kazmaya, İdris’de gidecek Avrupa yakasından kazacak. Denizin altında ortada buluşacağız.

Yetkililer sormuş

-          Peki ya hiç buluşamazsanız ne olacak?

İdris bu sefer atılmış

-          O zaman bir tüp geçit fiyatına iki tüp geçit yaptırmış olacaksınız.

 

KILÇIK

 

 

Temel bir gün trene binmiş. Hamsilerini çıkarır kılçıklarını biryana etlerini biryana ayırır. Etlerini bir poşete kor ve camdan atar kılçıklarını da ekmeyin arasına koyar yemeye başlar. Karşısındaki adam şaşırır “Niye etlerini atın kılçıklarını yiyorsun” der. Temel’de “Karadenizliler kılçıklarını yedikleri için akılıdır” der. Adam imrenir bir tane kılçık emek ister. Temel “Olur ama tanesi 500 bin isterim” der. Adam “Tamam” der ve 5 tane yer. Tabi çok hoşuna gider. Sonra “Yahu beğendim yedim ama sana 2,5 milyon verdim, hamsinin kilosu zaten oka dar” der. Temel “Bak gördün mü? Akıllanmaya başladın bile.”

 

 

CESET

 

 

Temel’le dursun gece bekçileriymiş. Tam konservatör yumun önünden geçerlerken orada bir adamın ölü yerde yattığını görmüşler. Temel telsizi açmış tam polise bildirecekken dursuna demiş: ula konservatör yum nasıl hecelenir? O da demiş; bilmiyorum. Temel de o zaman bu ölüyü eczanenin önüne çekelim…

 

“Z” HARFİ

 

 


Temel mahkemede hakim in huzuruna geçmiş hakim sormuş oğlum ismin ne temel fakat ‘z’ harfi yok demiş. Hakim de eeeee oğlum “temel“ isminde zaten z harfi yoktur. Demiş. Temelde hemen karşılığını verir ee biz ne dedik.

 

 


 

AKVARYUM

 

 

Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmiş. Akvaryumların yanında birini görmüş Adam elini adam elini akvaryumun akvaryum’un neresine götürürse balıkta takip ediyormuş.Temel sormuş:

—Ula bu nasıl oliyi?

Adam:-Her zaman daha zeki olan Yaratıklar kendinden daha az zeki olanları yönetebilirler demiş.

Adam oradan uzaklaşmış. Bir kaç dakika sonra geldiğinde birde ne görsün? Temel kafasını akvaryuma sokmuş ağzını balıklar gibi bir açıp bir kapatıyor.

 

 


 

KULAK

 

 

Bizim marangoz temel, ahşap bir binanın restorasyonunda çalışmaktadır. Elinde testere ile ikinci katın iskelesinde çalışırken görünmez bir kaza meydana gelir ve testereyi kaydırarak bir anda yanlışlıkla kulağını keser. Kulak da aşağıya düşer.

Kulağını görmek ümidiyle aşağıya bakar ve orada çalışan işçilere seslenir. !Hey beyler aşağılarda bir kulak gördünüz mü? Şaşkın işçiler  şöyle bir etraflarına bakarlar ve kanlar içinde bir kulak bulup Temel’e gösterirler: !Bumu? Temel aşağı doğru eğilip gözlerini kısar: yok yav, benimkinin arkasında kalem olacaktı.

 

 


TEMELİN SIRRI

 

 

Taka kaptanı Temel Reis yıllardır her sabah kasasını açar ve çıkardığı bir kağıt parçasına dalgın dalgın bakarmış. Sonra onu dikkatle onu kasaya koyar ve kimseye emanet etmediği anahtarıyla kilitlermiş. Tayfa merak içindeymiş define haritası falan zannediyorlarmış. Bir gün Temel Reis ölmüş. Anahtarı çıkarıp sararmış kâğıdı çıkarmışlar. Şöyle yazıyormuş “Sancak sağ, iskele sol.”

 

ÜÇ DİL

Temel ile Dursun Sultanahmet’te gezinirken bir turist gelip kendilerine bir adres sorar. Turist İngilizce, Almanca, Fransızca sorar fakat bizim Lazlar anlamaz… Ula dursun bir yabancı dil öğrenemedik gitti, der Temel, Dursun: “Ula neye yarayacak bak adam üç dil biliyor niye derdini anlatamıyor.

 

 


DEDİĞİ DEDİK

 

 

Temel ile Cemal tuttukları balığın dişi mi erkek mi olduğu konusunda iddialaşmış. Temel Çözüm önermiş.

-          Yüzbaşına soralım.

-          O ne bilir ki?

-          Ama dediği dediktir.

 

 


PAÇA

 

 

Adamın biri Karadeniz’i gezerken bakmış bir köyde bütün koyunlar üç bacaklı. Merak etmiş ve arabasından inip çobana sormuş bu koyunlar niye böyle diye. Bunu üzerine çoban “Canımız paça istediğinde koca koyunu kesecek değildik herhalde…”


TUTAR MI?
Hocanin cani bir gün sarma çeker.Ama elinde yogurt bakraçlari anasi da aglamis ne yapim ne yapim derken aklina göl gelmis.Gelmis gölün kenarina,atmis bakraçlari kenara çikarmis sarmis sigarasini hafif hafif demleniyor.Sonra birden bekçinin düdügünü duymus. Eyvah simdi yandik derken aniden atmis sarmayi bakracin içine sonrada bakraci tutmus göle dökmeye baslamis.O esnada bekçide yaninda bitivermis.Bakmis bakmis anlamamis sonra hocaya sormus ne yapiyorsun diye.Hocada görmüyor musun yogurt mayaliyorum demis. bekçi kahakahalar içinde ilahi hoca koca göl hiç maya tutar mi demis.Hocada ya tutarsa diye cevap vermis.Sonra bekçi ilahi hoca diyip güle güle yoluna devam etmis.Hoca hem keyfine hem yogurda yanarken bekçinin arkasindan bakip simdi bu salak herkese anlatir demis.
__________________________________________________ __________
SÖYLE BARİ
Hoca ormana gitmiş.Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye.Aşağıdan geçen bir yolcu Hoca'ya seslenmiş:- Be adam! İnsan oturduğu dalı keser mi ? Şimdi düşeceksin.Hoca adama aldırmamış; işine devam etmiş.Az sonra dal kırılmış.Hoca, cumburlop düşmüş.Düştüğü yerden perişan seslenmiş:
-Düşeceğimi bildin ne zaman öleceğimi de söyle bari.
__________________________________________________ __________
BAKLAVA
Hoca aksamleyin eve dogru yururken, baklava seven bir koyluyle karsilasir.
-Hoca, kisa bir sure once bir adam buyuk bir tepsi baklava goturuyordu...
-Beni ilgilendirmez!
-Fakat adam tepsiyi sizin eve goturuyordu.
-O zaman seni ilgilendirmez!
__________________________________________________ __________
SIKARKEN
Nasrettin hoca bir gün yolun kenarında kedisini yıkıyomuş.Yoldan geçen arkadaşı hocaya:
-Hocam kediyi yıkama ölür.
demiş.Hoca aldırış etmemiş ve yıkamış.Arkadaşı dönüşte hocayı tekrar yolun kenarında görmüş.Kedi ölmüştü. adam:
-Hocam ben size kediyi yıkamayın ölür demedimmi? demiş.Hoca:
-Ben kediyi yıkarken ölmediki sıkarken öldü demiş.
__________________________________________________ __________
ALLAHIN RAHMETİ
Yağmurlu bir günde Nasrettin Hoca pencereden dışarı bakarken komşusunun koşa koşa yağmurdan kaçtığını görür pencereyi açar :
-Hey Ahmet Efendi, birde hacı olacaksın rahmetten kaçılır mı?, der.
Zavallı adam eli mahkum sırılsıklam olur. Ertesi gün hocanın komşusu hocayı yağmurdan kaçarken görür ve hocaya bir ders vermek ister :
-Hoca Hoca dün bana diyordun bugün sen neden rahmetten kaçıyorsun, der.
Hoca hiç durmadan yoluna devam eder ve komşusuna şöyle der :
-Ben rahmetten kaçmıyorum sadece allahın rahmetine basmamak için çabalıyorum.
__________________________________________________ ___________
ALLAH BİLİYOR
Nasreddin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasreddin Hoca bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış.Ev sahibinin gözü yerinden oynamış :
-Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanın içini sıyırır, demiş.
Nasreddin Hoca hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve :
-Kimin içinin sıyrıldığını Allah biliyor, demiş.

__________________________________________________

Başa Dön...



 

 

Takvim & Saat  
 
 
MuZik ÇaLaR  
   
Bugün 4 ziyaretçi (9 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol